1 Eylül 2013 Pazar

Los Angeles'ta 2. gun 31/08/2013

Sona yaklastik. Sevdiklerimiz, evimiz, yemekler, İstanbul burnumuzda tutuyor. 25 gun oldukca uzunmus. 
Farkli farkli yerler gezdigimiz, yeni seyler gordugumuz ve de surekli aktif oldugumuz icin cok renkli bir tatil oldu. Bi yandan da zaman su gibi akip gitti:))
Ote yandan, calismamaya, hic is dusunmemeye, balayinda gibi 7/24 yan yana olmaya da cok alistik. Geri dondugumuzde gercek dunyaya tekrar alismak cok zor olacak:))

En son gunu Universal Studyoları'na ayirmistik. Meger en guzel aktiviteyi sona saklamisiz. Sehir merkezine 20 dakika uzakta olan Universal Studyoları'na oglene dogru varıyoruz. Otoparktan ciktiktan sonra ilk olarak çok hareketli bir meydana geliyoruz. Magazalar, sinema, yemek alanı ve farklı farklı restoranlar var.




Hatta, San Francisco'da Fisherman's Wharf'ta yemek yedigimiz Bubba Gump Shrimp'in bile bir subesi var. 


Meydanda ileriye dogru yurudukce Universal Studios'un giris kapisina geliyoruz.


Giseden daha ucuza buldugumuz icin her zamanki gibi biletimizi internetten almayi planliyoruz. Yine son ana kadar almadik ve giris kapisinin yaninda internette bilet almaya calisiyoruz. Hic bir siteye giremiyoruz, internet cekmiyor :( 
Giseden almak zorundayiz. Gisedeki gorevli "her iste bir hayir vardir" dedirtecek bir teklif sunuyor. Ya da biz gercekten balliyiz:)) Memur, normal giris bedeline ek olarak $60 daha pahaliya satilan ayricalikli giris kartini, ogleden sonra oldugu icin sadece $15 farkla verebilecegini soyluyor. Ayricalikli kartla hic bir oyun ve gosteriye siraya girmeksizin girebilecegiz. Boylece gec geldigimiz icin kapanisa kadar herseyi tamamlayamama endisemiz de ortadan kalkmis olacak. Teklifi seve seve kabul ediyoruz. 

"A Gate" kartim ve ben:)) Ne kadar dogru bir karar verdigimizi karti kullandikca anliyoruz. Her gosteriye baslamasina bir dakika kala bile gitsek, hem sira beklemiyoruz hem de ozel olarak ayrilmis "A Gate" koltuklarina oturuyoruz. Tum oyuncaklara en az 30 dakikalik bekleme suresi varken, "A Gate"ile hic beklemiyorsun:)) 
Onemli bir bilgi daha; hic beklemedigimiz halde tum aktiveteleri hic ara vermeden 7 saate ucu ucuna yetistirdik. Universal Studios'a gideceklere mutlaka "A Gate" almalarını tavsiye ediyorum.

Giris kapisindan girdigimizde ilk izlenimimiz diger tema parklara cok benzedigi yonundeydi. 


Walt Disney ve Sea World'e cok benziyor.

İlk olarak "Special Effects" showuna katiliyoruz. Super uç sahnelerin aslinda ne kadar rahat cekildigini tum sirlariyla gosteriyorlar. Teknolojinin nimetlerini ust duzeyde kullandıklarını tahmin etmişsinizdir:))


Ardindan "Water World" gosterisine katildik. 40 dakika suren bir gosteride bir film sahnesini canlandirdilar. Konu cok tanidik:) Korsanlarin kacirdigi guzel bir kiz ve onu kurtaran yakisikli kahraman. O kadar guzel aksiyon ve patlama sahneleri oldu ki, film izlercesine keyifle izledik. 




İki gosterinin ardindan "Studio Tour" a katildik. Universal Studios'taki en etkileyici kisim da buydu. Filmlerle ilgili o kadar cok seye tanik olduk ki, film endustrisine hayranligimiz kat kat artti. Amerika bu konuda cosmus:)) 
Cok cok etkilendik , cok sey ogrendik ama iyi mi oldu, kotu mu oldu bilemedim. Artik izledigimiz tum filmlere nasil cekildigini dusunerek bakariz diye korkuyorum:))
Studio Tour epey uzun suruyor. Son derece gercek mahalleler, New York sokaklari (Carrie Bradshaw'in evini gorur muyum diye New York'ta bosuna heyecanlanmisim), dusmus gercek bir ucak, Desperate Housewife dizisindeki sirin mahalle, filmlerde kullanilan arabalar vs. bir cok sey gorduk. Buna ek olarak %100 gercekmis gibi hissettigimiz metro istasyonunda bir deprem,  baska bir yerde yagmur ve sel,  bir de King Kong (3 boyutlu) sahnesinin (Yaratiklar studio tour yaptigimiz araca saldiriyordu) tam icinde yer aldik. Hersey o kadar gercekti ki hala etkisindeyim.


A Gate kartimiz oldugu icin tramvayda ilk vagondayiz:))

Uc boyutlu gozluklerle cok daha gercek gorunuyorlardi. Tramvayi parcalayacak gibiydi.



Bu dusmus ucak sadece 3 dakikalik bir sahnede kullanilmis.

Deprem sahnesinde hayretler icinde kaldigim icin fotograf cekemedim. 

Oyuncaklarin oldugu bolum epey uzak bi alanda. 3 tane upuzun yuruyen merdiven inerek ulasilabiliyor. Bu alanda sadece 3 tane oyun var. Transformers, Revenge of the Mummy ve Jurassic Park. 
Oyunlar esnasinda cantayla hareket etmek zor olur diye 3 saate kadar ucretsiz kasalar var. Cantamizi bu kasalardan birine birakip "Revenge of the Mummy'ye giriyoruz. Guzel, eglenceli ama daha once cok daha adrenalinli oyunlar denedigimiz icin bizi pek kesmiyor. Oysa bloglarda epey korkunc diye bahsedilmisti.


Yine yukariya giris alanina geri donuyoruz.   Simdi yazarken bakiyorum da bizim de ne yaptigimiz belli degilmis. Once asagidaki diger 2 oyunu tamamlayip ciksaymisiz, bi daha inmek zorunda kalmazmisiz:))

Yukarda Simpson Ride'e biniyoruz. Universal'deki en iyi oyuncak bu. Az daha cocuk oyunu sanip girmiyorduk. Neyseki denemisiz. Vakit kalsa tekrar binmek isterdim. Hem adrenalinli, hem de uc boyutlu. Kendimi karakterlerden biri gibi hissettim. 



Bir sonraki gosteri baslamak uzere, hic acele etmiyoruz, nasilsa yerimiz hazir:))
"Universal's Animal Actors" gosterisine katiliyoruz. Kedi, kopek, kusa aliskiniz da burda hic aklimiza gelmeyecek hayvanlar bile harikalar yaratiyor. Egitilebildikleri bile aklima gelmezdi. (Tavuk, domuz vb) 


Zaman daraliyor, kapanisa cok yaklastik. İyice kosturarak hareket ediyoruz. Shrek- 4D gosterisini izliyoruz ve begeniyoruz. Blues Brothers'a fazla zaman ayiramiyoruz soyle bir bakiyoruz. ( Bi numarasi da yok zaten) 
Bir gosteriyi tamamen kaciriyoruz. (Universal's House of Horrors)
Asagi inip Transformers Ride'e binmek istiyoruz. Ama oyunda sorun cikiyor, şeker dagitarak gonlumuzu alıyorlar. Son olarak Jurassic Park isimli oyuncaga ilerliyoruz. Bu oyuncagi en sona birakmakla hata etmişsiz. Ogle saatlerinde binseymisiz hic sorun olmazmis. Ama gecenin 10'unda binince oyunda sirilsiklam olmak pek keyifli olmuyor. Hic kuruma sansin olmadigi icin sinir bozucu oluyor:(( Hastalanmamak icin hizlica otele gidiyoruz.


Islanmis ve usumus olabilirim ama bu yakisiklilarla fotograf cektirmeme engel degil:) 

Otele gidip bir sure dinleniyoruz. Aslinda cok cok yorgunuz ama son gecemiz oldugu icin cikmayi tercih ediyoruz. Guzelce hazirlanip Standart Hotel'in Rooftopina gitmek uzere cikiyoruz. Yine Ege'nin tavsiye ettigi bi mekan. Gunduz havuz partileri ve havuz keyfi gece de guzel bir Club'a donusuyormus. Mekana vardigimizda saat 01:00 olmak uzere. Onunde uzun bi kuyruk var. Herkes Cumartesi gecesine hazir bi modda giyinmis. Sirada beklemek cok yorucu. 
www.standarthotels.com 
O kadar yorgunuz ki geceyi cok uzun tutmadan otele donuyoruz.



















Hiç yorum yok:

Yorum Gönder