31 Ağustos 2013 Cumartesi

Outlet ve LAX'a Yolculuk 30/08/2013

Sarapla ilgili hic bir rahatsizlik duymadan uyaniyoruz. California'da olmak, iyi sarap icmek bu olsa gerek:)) 
Hazirlanip otelden cikisimizi yapiyoruz. Bugunu outlete ayirdik, sonra da Los Angeles'a devam edecegiz. 
Otele en yakin outleti sorgulayinca Meksika'dan onceki son cikista bulunan Camino Premium Outlet'i buluyoruz. Yola cikiyoruz, otoyoldaki tum cikislarin isimleri İspanyolca:))  
Vize kosullarini arastiriyorum, eger Amerika vizemiz gecerli olursa,  alisveris falan umursamayip bir kac saatligine de olsa Meksika'ya girecegiz. Ne yazik ki gecerli degilmis, bi daha ki sefere daha hazirlikli gelmeliyiz :((
Mecburen sinirdan onceki son cikistan cikiyoruz ve bir iki dakika icinde Camino Outlet'e variyoruz. Nam-i diger Las Americas Premium Outlet.


Hem calisanlar, hem de musteriler Meksikali. Ortamda bir kelime bile İngilizce duymadik. 
Cok hosumuza gittiler. Ustelik Amerikali'lara gore cok guleryuzlu ve sempatikler.

Outlet 21:00'e kadar acik. 6 saat vaktimiz var:))


Once ayri ayri olalim diyoruz, sonra kocamin bu konularin acemisi oldugunu bildigim icin onu yalniz birakmamayi seciyorum. İyi ki de yalniz birakmamisim, yoksa o guzelim seyleri hep kaciracakmis:))

Agirlikli spor malzemesi olmakla beraber (kari koca bundan sonra sporu aksatmama karari almistik) birseyler alabiliyoruz. Toplasan 5 magaza arasinda donup duruyoruz. Sadece bi ara bi firsatini bulup BCBG Maxazria'ya giriyorum. Sonuc fena degil. Ama orasi da agirlikli abiye satiyor. Fazla birsey de alinmaz ki. Turkiye'ye gore fiyatlar ucuz evet ama yine de hic bekledigim gibi degil. Cogu seyi begendigim halde, fiyat avantaji cok olmadigi icin "tasimaya degmez" diyip geri birakiyorum.

Micheal Kors korkunc pahali, Turkiye'de indirimdeki fiyatlari bile daha iyiydi. Tommy Hilfiger yine favorimiz. Urunler cok guzel (erkek giyim bilhassa) fiyatlar da  bizdeki kacik fiyatlar gibi degil en azindan. Ozgurcugum yeni gomlekleriyle, gozlukleriyle ben de Adidas ve Nike'in spor tayt ve tshirtleriyle mutlu oluyorum.
Deli dana gibi dolasirken aksam olmus bile:))


Kapanisa kadar devam:)) Sonra da yemek yiyip yola cikiyoruz. Los Angeles'a vardigimizda gece 1 olmak uzere. Biraz valiz duzeni yapip uyuyoruz. En azindan Ozgur uyuyor, ben mi? Blog yaziyorum tabii ki:))

San Diego'da 3. gun 29/08/2013

Bu kez tembellik yok. Erkenden kalkip meshur La Jolla (La holla okunuyor) plajini gormeye gidiyoruz. Daha yoldayken sirin bi yazlik yere geldigimizin sinyalleri basliyor. Evler degisiyor, arabalar degisiyor, insanlar degisiyor... 
Ahh ne yazik ki hava cok kotu, buralara bir iki ay once gelseymisiz, bi kac gunu plajlara ayirirmisiz:)) 


Bi yandan da uyanmaya calisiyoruz:))

P.S. Sadece plajin degil, kasabanin da adi "La Jolla"

Hava soguk, denize giren yok ama surf yapan bir suru insan var. Ustelikde epey profesyoneller. 

Boyle bi yerde yasiyor olsaydik, mutlaka denemek isterdik. 

Surf yapanlari videoya kaydettim ve youtube'a yukledim.

Bu kadar oyalanmamiza ragmen, Sea World'un kapilari acilmadan variyoruz (10:00) Yine upuzun kuyruklar...

Sea World'de bizi yine oyuncaklar bekliyor. Once en adrenalinlisi oldugunu sandigimiz asagidaki treni seciyoruz. (Asil adrenalin roller coster Manta'daymis)

Disneyland'daki gibi yine sularin icinden, trenle bu dik yokustan inecegimizi sanarken, bindikten sonra bambaska bir dik yokustan daha hizla, kufurler esliginde iniyoruz:)) 

Sea World deniz konseptli oyun parki. Gosteriler, oyunlar, akvaryumlar, sirk ve daha bir cok sey var.

Balina gosterisi. Shamu Theatre

Gosteri baslarken, on siralarda oturanlar icin "islanabirsiniz" uyarisi yapiliyor. Pek takmiyoruz ama bi guzel islaniyoruz. Gerci sirilsiklam olanlar da var, biz yine iyiyiz. 


Super bi gosteriydi. Bir kismini cekip sizin icin youtube'a yukledim.

Yanlis gormediniz gercekten vatozlara dokunuyor.

Kopekbaliklari

Vatoz ve kopek baligi ayni akvaryumda

Bir de yunus gosterisi

Surekli hoplayip zipliyorlar:))


Belgesel tadinda


Cesaretimizi toplayip adi Manta olan Roller Coaster'a da biniyoruz. İndikten sonra artistik konusmalar. "Cok da kotu degilmis yauww, biz artik bu olayi asmisiz" vs.


Fotograf karesine sigdiramadim. 

Sea World'de yapilacak herseyi tamamlayinca, bu kez biletimizin kapsaminda olan Aquatica'ya gitmeye kara veriyoruz. Yine bir Aquapark:)) Bikinimi giyiyorum, Ozgur de mayosunu giyince haziriz. 35 km yol yapiyoruz. Azimliyiz:)) 
Aquatica henuz cok yeniymis. Orlando'daki Disneyland'in Aquaparki'nin yanindan gecemez. Ama belli ki yapim asamasinda, etraftaki bos arazilerde calismalar var. 

En cok Twister'i seviyoruz. Kusadasi'nda benzer birsey vardi cok sevmistik, bu da epey iyi. 


Diger kaydiraklar standart.



Kapanisa kadar Twister'a bir kac kez daha biniyoruz. Amerika'ya geldigimizden beri ne oynadik be. Cocuk tatili gibi:))

Sihirli aynayla kuculmeyi de basardik:))

Bu kez hava kararmadan Mission Korfezi'ne gidebiliyoruz. Meger girisinde halk plaji varmis. Gece farkedemedik:)) Denize girenler de var ustelik. 



Ama yine de cok kalabalik degil, sezonunda nasildir merak ettim dogrusu. 

Gormedigimiz tek bi yer kaldi. Hava kararmadan orayi da gorelim diyip Coronado Adasi'na dogru devam ediyoruz. Adaya giden koprude sahane manzaralara tanik oluyoruz.




Yine son gun, yine kopru, yine manzara... 

Adaya varinca arabamizi parkedip "Ferry Landing" denilen populer yerine gidiyoruz. San Diego'da ilk gun ugradigimiz Seaport Village'in tam karsisina denk gelen bu bolgede, yine dukkanlar, restoranlar bir arada. Tipik yazlik mekan carsisi. Ustelik bir feribot iskelesi gercekten de var. 



Vatoz yakalayip denize atan balikci. 



Ferr Landing'de cok hos bir restoran buluyoruz. "Peohes" www.peohes.com
Ustelik deniz mahsulleri var. Yine cok ozledigimiz icin kiligimiza aldirmadan (Otele ugramadigimiz icin epey pacoz haldeyiz) restorana giriyoruz. 

Super manzara, super servis.. Biz zaten yine guzel bir moddayiz:)) 


İstiridye. Cig olmasina ragmen yedim. Sosuyla ve sarapla iyi gitti.

Mixed Seafood Grill, benim secimim

Pacific Fire Shrimp, Ozgur'un secimi.


Ve bilmem kacinci sarhos biten gece...





































29 Ağustos 2013 Perşembe

San Diego'da 2. gun 28/08/2013

Bugun cok yogun bir programimiz olmadigi icin otelden 1'de cikiyoruz:)) San Diego Zoo'ya gidicegiz. Dunyanin en buyuk hayvanat bahcesi. İkimiz de cok kucukken hayvanat bahcesine gitmisiz ama hayal meyal hatirliyoruz. Burasi da en buyugu olunca tekrar gorelim dedik ve tatil programina dahil ettik. Ben en cok Koala ve Panda'yi merak ediyorum. Ozgur'de basta kartal olmak uzere Zebra ve Zurafa gormek istiyor :))
Otoparkta yerimize dikkatlice bakmayi ihmal etmeden internetten aldigimiz biletimizle giris yapiyoruz.

Verdikleri haritadan da anladigimiz kadariyla, alan cok buyuk ve de cok karmasik. Bir tam gun de ancak dolasilabilir. Gec geldigimiz icin biraz hizli hareket etmemiz gerekecek.
Rotamizi belirleyip, sevimli ve de sevimsiz tum hayvanlari gorebilmeyi planliyoruz. 

Hayvanat bahcesinde gorduklerimizden, yediklerimizden, yaptiklarimizdan secmeler...

Goril

Flamingolar

Tapir




Gazel


Yemek molasi






Piton



Gez gez yorulduk. Ayak masaji yaptirdik. 3'er kez tekrarladik:))

Hipopotam

Aslan Kral



Hava karardi. En merak ettiklerimizi gun isiginda goremedik:((



Koala (favorim)

Aborjinlere ait bir sanatin yapay taklidi. Sadece kutuk:)) Aborjinler'in gercekte agaci oyarak yaptiklari calisma. 

Kapanana kadar (21:00) hayvanat bahcesini dolasmaya devam ediyoruz. Ne yazik ki Kara Kartal sadece bir tane gorebiliyoruz. Hava kararinca o bolumu kapatiyorlar:(( "Kartal Her Yerde"
O kadar cok farkli turde hayvan var ki, cogunun adini bile duymamistik. Pek fazla foto koymadim, gidip gormeniz lazim:)) 

Cikmadan 2'ser kez daha ayak masaji yaptiriyoruz. Turkiye'de bu cihazi goren var mi? Olsa ne iyi olur:))

Arabali olmamiza ragmen, otelden bir cikiyoruz, gun icinde bi daha donmuyoruz. Yine oyle yaptik ve ilk olarak Mission Bay'e (Mission Korfezi) gittik. Burasi haritada San Diego'nun en guzel yeriymis gibi gorunuyor. 

Haritada Mission Beach ve Pacific Beach yazan yerdeki korfez.

Etrafindaki plajlar cok unlu. Gunduz de mutlaka gorecegiz. Ama ben sabredemedim:)) erkenden gidelim istedim. Nasilsa deniz kenari, yazlik yer. Aksam yemegimizi de orda yeriz diye planlamistik. Evdeki hesap yine tutmadi. 21:30 itibariyle in cin top oynuyor. Belki sezon sonu oldugu icin boyledir ama bu kadarini beklemiyorduk dogrusu:((

Rotayi bu kez yine merak ettigimiz bir yere, San Diego'daki Little Italy'ye ceviriyoruz. Acliktan olucez artik, hareketli olur diye dusundugumuz icin burayi sectik. 


Bir suru restaurant bar var. Cok canli hareketli uzunca bir sokak. Bence New York'takinden de sirin ve daha İtalyan. 
Hangi mekana sorsak yemek servisi kapanmis. Sadece icecek var. 


Umidimizi kaybettigimiz bir anda 24 saat acik bi yer goruyoruz. Aslinda Pizzaci.  (Landini's Pizzeria www.landinispizzeria.com) Belki peynirsiz pizza yaptirabiliriz umidiyle giriyoruz. Makarnanin da oldugunu gorunce cok seviniyoruz. Ozgur pizzasini alip beklemeden disardaki masaya oturuyor ve sogutmadan yemeye basliyor. Ben de icerde, deniz kabuklu spagettimi bekliyorum. Acik mutfak var, asciyla sohbet ediyoruz. Konuskan, ozguvenli bir asci:)) Begenmezsen parasini iade edicem diyor. Spagettimi alip disari ciktigimda Ozgur'u biriyle sohbet halinde goruyorum. Yanindaki adam internette Turkish Airlines sayfasina girince Turk musunuz diye satasmis, sonra da sohbete baslamislar. Ahmet Abi'yle ben de tanisiyorum. Esi Yildiz Teknik Universite'sinde ogretim gorevlisiymis.Esinden dolayi 3 ayligina gelmisler. İki de cocuklari varmis. Onlar da 3 ayi doldurmak uzereler, gitmeden bizim rotamiz gibi Los Angeles, Las Vegas gezmek istiyorlar. Epey sempatik konuskan biriydi.


Bu arada spagettim de ascinin iddiali oldugu kadar varmis. Ozgur de o kadar pizzaya ragmen hizini alamayip yarisina eslik etti:))

Fast food restaurantindan beklenmeyecek bir performans.

Karnimiz da doyduguna gore o cok begendigimiz barlardan birine gidebiliriz. Madem sadece icecek var, iceriz.

Simdiye kadar lokal ve draft tercih eden Ozgur bu kez Guinnes iciyor. 

Gaslamp District kadar hareketli olan Little Italy'yi cok seviyoruz. San Diego'ya cok yakismis.