17:00 civarinda San Francisco'dan ayrildik. Ozellikle sahilden giden yolu takip ederek Santa Cruz'a kadar devam ettik.
Yol boyunca harika manzaralar gorduk.
Sahil kasabalarinda plajlarda denize giren insanlari vardi. O sirada, arabanin gosterdigi sicaklik derecesine baktigimiz icin soyluyorum 19 dereceydi, cilgin olmalilar.
Bir de para surfing yapanlarla karsilastik. Biraz mola verip yakindan da izledik. Cok zevkli bir spora benziyor. Ozellikle bu is icin toplanip bu plaja gelmis bayagi kalabalik bir grup vardi. Aralarin da her yastan insan gormek mumkun.
Para surfingde ozellikle donuslerde ucuyormus gibi havalaniyor olmalari cok guzel. Bi gun denemek lazim:))
Blogu, Iphone'daki blogger aplikasyonuyla yaziyorum. Ancak bilgisayardaki herseyi aplikasyonda yapmak mumkun degil. Ornegin video yukleyemiyorsun.
Bu yolculuk sirasinda Daft Punk'in "Get Lucky" sarkisi esliginde 6 dakikalik kayit yapmistim. Sizinle paylasabilmek icin youtube'a koydum. Linkini asagida yaziyorum.
(Eger bastiginizda yonlendirmiyorsa, kopyala yapistiri deneyebilirsiniz.)
2 saate yakin bir sure sonra Santa Cruz'a geliyoruz. Cok sirin bi yermis. Upuzun bir plaji var.
Saydik tam 21 tane plaj voleybolu filesi var:))
Santa Cruz'da hava daha sicak, belli ki bu plaj, gunduz epey hereketliymis.
Manzaranin karsisinda minik bir bara oturuyoruz. Barin balkonu gibi bi yerdeyiz. Sadece 4-5 masali bi yer. Yasli bir adam gitariyla sarki soyluyor. Lokal fici bira siparisimizi veriyoruz. Santa Cruz'un guzelliginden konusuyoruz. Muzik durunca yasli adam bize laf atiyor, tanisiyoruz. Sonra diger iki masada yalniz oturan bir Fransiz kiz ve bir İrlanda'li adamla tanistiriyor. Bi anda kendimizi sicak bi atmosferin icinde buluyoruz. Manzara guzel, bira guzel, insanlar sempatik ve artik muzigimiz de var. Turklerin balkan muziklerini cok sevdigini anlatiyor. Bi de bizden tesekkurler demeyi ogreniyor. Her sarkidan sonra alkisladimizda Thank you, Merci ve Tesekkurler demeye calisiyor:)))
Sonra kalan son masaya bi cift daha geliyor. Daha girer girmez yasli adam, hepimizi onlarla da tanistiriyor. Son gelen cift yillar once İstanbul'u gormus ve cok sevmis.
Biralarimizi icip musade istiyoruz. İyi yolculuklar dilekleriyle yanlarindan ayriliyoruz.
Sonrasinda da artik hava da karardigi icin sahil yolunu birakip otobana baglaniyoruz. Otobanda tirlarin durdugu bi yerde mola veriyoruz. Hic bizdeki gibi degil. Dinlenme tesisinde kahve makinalari, dus, dinlenme salonu bile var. Dislerini fircalayan tir soforu bile gorduk:))
Saat 2'de Los Angeles'ta olmayi planliyorduk, ustelik de fazla fazla dusunerek gece 2'de variriz demistik. Evdeki hesap carsiya uymadi. Los Angeles'a girmeden cok kisa sure once yol yapimi nedeniyle feci bir trafige yakalandik. Bitmek bilmedi. Onu atlattiktan sonra yine yol yapimi nedeniyle yarim saat kadar da sehrin icinde trafige takildik.
Saat 03:30'ta otele vardik. Oda cok buyukmus, Amerika'da bu kadar buyuk oda gormek sasirtici:))
Bizi trafikle karsilayan bu buyuk sehirdeki ilk gunumuze takdir edersiniz ki, gec basliyoruz. Ozgur, hickirarak aglama seslerimle uyaniyor. Abim cook uzun yillardan sonra ilk defa Turkiye'ye donuyor. Havaalanindaki karsilama videosunu alinca sarsiliyorum. Abimin gelisi, ailenin mutlulugu, sarilmalar, izledikce kotu oluyorum. Yanlarinda olamadigim icin agliyorum. Cok mutlu olduklarina duygulanip agliyorum. Kocamin destegiyle bir sure sonra sakinlesiyorum tabii. Nasilsa hep gelecek artik:))
Hazirlanma, kahvalti derken disariya cikmamiz 16:00'yi buluyor.
İlk rotamiz Hollywood bulvari. Bu saatten sonra tek bi yer bile gorsek yeter:))
Hollywood cok hareketli, her yer turist. Hatta Turk'te cok.
Turistler icin sayisiz atraksiyona girmisler. Times Square'dekinin 2-3 kat fazlasi. Biz alistik artik, ilk gunlerdeki gibi saskin saskin izlemiyoruz. Soyle bi bakip geciyoruz:)) Cok iyiyse biraz daha kaliyoruz o kadar.
Madame Tussouds Hollywood muzesine giriyoruz. Unlulerle uzun sure takiliyoruz ve iyi vakit geciriyoruz:))
Bu kadar yaklasinca kendimizi biraz kaybetmis olabiliriz...
Amerika oncesi hazirladigim yapilmasi gerekenler listemde, Beard Papa'da profiterol yemek de vardi.
New York'ta da San Francisco'da da mumkun olmamisti. Bu kez yolumuzun ustunde diye kacirmiyoruz. Meger daha once cok sey kacirmisiz.



























Hiç yorum yok:
Yorum Gönder