Amerika'da check out saati 11:00', otel gorevlisi kapiyi caldiginda uyaniyoruz. Zaten cok dagilmadigimiz icin toparlanmamiz da uzun surmuyor. Hazirlanip. kahvalti edip, otelden ayrilmamiz 12:00'yi gecmiyor. Los Angeles'ta fazla gezemedik ama tekrar donucez nasilsa..
Las Vegas'a gidiyoruuz. Best Buy'dan aldigimiz cd'lerle uzun yol moduna da girdik. Ohh, miss!
Bir saatlik bir yoldan sonra, arada bir kac alisveriz merkezi veya yemek yerlerini saymazsak butunuyle coldeyiz :))
Kuraklik ve col tek gordugumuz bu.
Facebook, instagram derken yine onemli bir gunun ve kacirdigim icin cok uzuldugum anin fotograflariyla karsilasiyorum.
Biraz acikiyoruz, biraz da outlet tabelalari bizi cagiriyor. Himm Nine West var. Yok hesapliyorum hesapliyorum cok buyuk fark yok. Biz gercekten yanlis zaman secmisiz. Her yerde yeni sezon urunler var.
Valiz hazirlarken, "sevgilim atilacak seyleri koyalim, nasilsa ordan aliriz" dedigim icin Ozgur artik giyecek sikintisi cekiyor, cunku getirdiklerini sevmiyor. Ben de İstanbul'daki halimden kat kat pacozum:))
Sadece bir iki guzel sey getirmistim. Tekrari da hic sevmem ama guzel olanlarla tur bindircez bu gidisle:))
Neyse ki outlette Ozgur'u mutlu edecek bi kac seyi, ustelik uygun fiyatla buluyoruz. Nasil mutlu oluyor, gormeniz lazim:)) Cok tatli kocam yaaa...
Bu arada "Tanger" isimli bir outletteyiz. Orlando'da gordugumuzden cok cok daha kucuk. Giriste $5 verip kupon listesi alirsan , nerdeyse tum magazalarda toplam fiyat uzerinden ekstra indirim aliyorsun. Kuponlarla hesapladiginda yine Turkiye'den ucuza geliyor. Tek sorun, kendimi daha fazlasina hazirlamis olmam. Boylesi daha iyi, sapitmadan ilerliyorum:))
Alisveris karin doyurmaz derler ama beni aciktirmadigi kesin. Ozgur'de boyle bir etkisi olmadigi icin artik yemek faslina geciyoruz. Nautica'daki kasiyerin onerisi uzerine arabimiza atlayip Chili's isimli bir restorana gidiyoruz. Cok kalabalik oldugunu gorunce, himm demek ki sevilen bi yer diye dusunerek rahatliyoruz.
Garsonlar duzgun, icerdeki profil duzgun, restoran kokmuyor, menude kendime gore bir suru secenek bulabiliyorum daha ne olsun?
Ha unutmadan, adindan da anlayacaginiz uzere burasi da bir Meksika restorani.
Cok keyif aliyoruz, hatta Ozgur'e ozellike bu iki dip sosun tadini asla unutmayacagimi, hep aklimda kalacagini soyluyorum. Sanirim ara ara canim ceker, sayiklarim da:))
Bu yoldan gecerseniz Chili's' e mutlaka ugrayin. Hatta burdan gecmenize de gerek yokmus, web sitesini buraya yazabilmek icin simdi baktim ve bir suru subesi oldugunu gordum. www.chilis.com
Hava karardi ve biz tekrar otobandayiz. Bir otomobili ceken bir cekici kamyonunun altindan atesler cikiyor. Elektrik kacagindan cikan minik ates sicramalari gibi. Ozgur, lastigi patlamistir demeye kalmadan, bes saniye sonra onumuze bi lastik cikiyor, ani bir manevrayla kurtulmayi basariyoruz. Sevdiklerimizin dualari diyelim... Ama bir an kanimiz donuyor. Hatta kalp atislarimizi bile duyuyoruz. Konuyu degistirip eski halimize donmek epey zaman aliyor.
Vegas'tan once Nevada'nin isil isil goruntusuyle karsilasiyoruz. Heyecanimiz kat kat arttiriyor. Biz zaten oyle gazliyiz ki, buyulenmeye haziriz. Yine yillarin birikimi diyebilir miyiz? :))
Yarim saat sonra cok cok daha buyuk isiklar, gokdelenler, renklerle birlikte Vegas'a giriyoruz. Ruya gibi..
Yasasin Otel'in yeri de binasi da cok guzelmis. Otoparkta da yer buluyoruz.
Yazmayi unuttugum, yillar sonra okudugumda hatirlamak istedigim tatilden bir anektodu daha yazmaliyim. Ozgur'le aramizda ikimizde arabalari cok sevdigimiz icin ara ara devam eden bir oyunumuz var. İlk 2001 yilinda oynamaya baslamistik, ne kadar eski bir oyun oldugunu siz dusunun:)) İstanbul'da her arabanin suyu ciktigi icin oyunun esprisi kalmiyor. Bu yuzden oyunu cok nadir araliklarla, cok begendigimiz yeni bi model cikarsa ya da sevdigimiz bi araba olursa tekrar devreye sokuyoruz.
Oyun su; Bastan bir marka veya spesific bi model belirliyorsun. Yolda o arabayi ilk goren digerine yumruk atiyor. Bazen sert kacsa da, sevimli yumruklar bunlar :)) Bu arada aa benzettim, hayallah degilmis, yanlis vurdumun da cezasi var. Yanlis vuran bir yumruk ve bir cimdikle cezalandiriliyor. Kafana gore yok.
Amerika'da bu oyunu Ozgur'un en sevdigi araba, Ford Mustang hatrina tekrar gundeme getirdik. Modeli veya yili fark etmez, Mustang'i ilk farkeden yumrugu koyar:)) Sokaklardaki halimiz cok komik, New York'ta pek yoktu ama Miami'den beri ikimizde cok dayak yiyoruz:))
Otelin otoparkinda da cok gordugumuz ve cok eglendigimiz icin anlatmak istedim.
Gece olmak uzere ve otelde check icin kuyruk var inanabiliyor musunuz? Tam benlik bi yerdeyiz, geceyle gunduz icice..
Odamiza geliyoruz. Simdiye kadar kaldigimiz tum otellerden daha guzel ustelik hepsinin ucte biri fiyatinda:))
Konaklamak mesele degil, kumarla paranizi aliriz kafasindalar:))
Hemen hazirlanip cikicaz da Ozgur, dusun muslugunu kiriyor:)) Ama kotuymus yaa, elinde kalmis:))
Oda degistirmeye gerek kalmadan, teknik servisle kisa surede hallediyorlar, biz de hazirlanip cikiyoruz.
Once otelimize soyle bi bakiyoruz. Epey de kalabalik ama burda takilmicaz. İsmini duydugumuz baska otellere gidip bi bakicaz.
Simdi sokaktayiz. Sadece sokakta dolassan bile eglenirsin. Cok canli, isil isil.
Venetian Hotele geliyoruz. Adindan da anlasilacagi uzere Venedik konsept alinarak yapilmis bir otel.
Kumarhaneye iniyoruz, tek ayik biziz. Hemen icmeye baslamali. Birayla baslayip viskiyle devam ediyoruz. Boylece dengelemeyi basariyoruz. Bu kadar isik ve gulup duran,sallanan bu kadar insan ayik kafayla cekilmez:))
Artik kumar zamani, Beirut'taki minik makine deneyimi, ailecek oynadigimiz 50 kurusla baslayan "Yanik" ve "Amerikano" deneyimlerini saymazsak kumarla ciddi ilk bulusmam. Kocam teker teker hepsini anlatiyor. En cok "Rulet" ve "Black Jack" ilgimi cekiyor. İsinmak adina ikimizde makinayla basliyoruz. Makinalari Beyrut'ta da sevmemistim burda da sevmiyorum. Hic heyecanlanmana zaman yok, kolu ceker cekmez sonuc karsinda.Ben biraz daha adrenalin olsun istiyorum. $20 ben $10'da Ozgur kaybediyor.
Rulet oynamak istiyorum ama henuz canliya cesaret edemiyorum. Ruleti de makinayla oynuyoruz. İste kazanmaya basladik.
Bu rakam daha da buyuyor. Onderlerin ve de Arda'nin sansi iyi geliyor. Sonra bi ara buyuk otelde kaybolan kocami bulmak icin yerimden kalkiyorum. Birbirimizi buluyoruz. Tekrar oturdugumuzda ayni sans devam etmiyor, anlasilan yerimden kalkmak iyi gelmedi. Odadan cikarken cebimizde $250 vardi. $239'lik fisi bozdurunca tekrar hepsini yerine koymus olduk.
Sabahin 5'ine kadar eglenmemiz yanimiza kar kaliyor...
Asil suclu kimmis belli olsun:))



















Hiç yorum yok:
Yorum Gönder