18 Ağustos 2013 Pazar

Orlando'da 3. gun 16/08/2013

Otel cikisimizi yapip, Onder'lerin yonlendirdigi meshur pancakeleri yemek uzere Ihop'a (International House of Pancakes) gidiyoruz. 
Amerikalılar gibi Pancake ile kahvalti...

Ozgur'un secimi "Cilekli Pancake"

Ben "Cikolatali Pancake" aliyorum.

Menude daha bir cok guzel sey goruyoruz ama Merih ve Semen'in gelenegini bozmayip pancake tercih ediyoruz. Fotograflardan da anlayacaginiz gibi cok cok buyukler, Ozgur yarisini ben de 3'te 1'ini yiyebiliyorum. Garsonumuz Jamie hakkini veremedigimizi gorunce begenmediniz mi diye soruyor. Biz de cok begendigimizi ama bize cok geldigini soyluyoruz. Paket yaptirmayi teklif ediyor. Aquapark'a giderken tasimak istemedigimiz icin tesekkur ediyoruz. O halde bundan sonra yarim isteyin diyerek yarim da siparis verilebilecegi konusunda bilgilendiriyor. Sizin de aklinizda bulunsun... 
Algida secicilik misali, yol uzerindeki tum Ihop'lari farkeder hale geliyoruz. Daha sonra Miami'de de iki tane gorecegiz.


Yine oyun zamani...

Disneyland'de iki Aquapark var. Bizim ikisine de girme hakkimiz var. Ama aralarinda mesafe oldugu icin gorevlilerden iyi olani ogrenip sadece bir tanesinde takilmaya karar veriyoruz. Typhoon Lagoon ve Blizzard Beach arasindan buyuk olani yani Typhoon Lagoon'u seciyoruz. 

İste basliyoruz...

Yine sadece yetiskinlerin hoslanacagi turden, bol adrenalinli oyunlar seciyoruz.

Typhoon Lagoon, Dalga Havuzu. 
Dalgalar epey iyiydi. Gercekten cok guzel yapmislar.


Humunga Kowabunga. 
Yalniz kayilan bi su kaydiragi. Dimdik bir kapali kaydiragin icine kendini birakiyorsun. Neyseki cok kisa suruyor, daha fazlasina yurek dayanmaz:))

Storm Slides. 
Yine tek basina kayiliyor, biraz daha insafli bir kaydirak:))

Crash and Crack
En cok bunu sevdik. İki kisi veya 3 kisilik botlarla kayiyorsun. Yine maksimum adrenalin..

O kaydiraktan digerine, yemek vs derken saat 17:00 oldu. Artik hic sasirmadigimiz yagmur, dunle ayni saatlerde, ayni siddetle yagmaya basladi. Hava yine sicak ve bu kez mayoluyuz, islanma derdi de yok:)) Hatta yagmurda kaydiraklar daha eglenceli olur diye ekstra seviniyoruz:)) Ama bekledigimiz gibi olmuyor. Tum oyuncaklar kapaniyor. Bizim gibi mayolu olmayan personel bi yerlerde (Yapay magara vs) saklaniyorlar. Herkes kosturuyor. Bizse, Ozgur'le dunden deneyimliyiz. Elele yuruyoruz. Usumedigimiz icin de anin tadini cikariyoruz. Yemyesil, havuzlarla kapli bi alandasin, sevgilin yaninda ve de usumuyorsun. Daha ne olsun?
Sonra sirt cantamizin ve havlularimizin sezlongda oldugunu hatirliyoruz, eyvah! kosma sirasi biz de. Cantadaki  kiyafetlerimiz islanirsa yine magdur olucaz:))  Cantayi ve havlulari alip para ve telefonumuzu saklamak icin tuttugumuz kasaya getiriyoruz. Kasalarin orda birseylerin altina siginmis yagmurun durmasini bekleyen bir suru insan var. Cantayi koymak uzere kasayi acmisken telefonumu da cikarip fotograf cekiyorum. Sonra da romantik yuruyuse devam...




Yarim saat icinde gunes aciyor ve hersey eski haline donuyor. Cok sevdik bu yagmur isini:)) Gerci temelli yasasan bayarsin da, bize iyi geldi.

Mayday Falls, Gangplank Falls ve Keelhauls Falls isimli 3 daha az adrenalinli (bunun icin mi beklemisiz?) kaydiraktan sonra Aquapark'tan cikiyoruz. 
Daha fazla buyumeden buralara gelmemiz ne iyi oldu diye konusuyoruz:))
 
Orlando sehir merkezinde biraz takilcaz sonra da Miami'ye dogru yola cikacagiz. 
Ozgurcugum'un tekrar disi agriyor. Agri kesici alip arabada biraz uyuyor. Ara ara dis agrisi hep oluyordu ama agriyi hisseder hissetmez agri kesiciyi icince birseyi kalmiyordu. Bu kez gecmeyince uyumayi denedi. Neyseki uyumak iyi geldi. 
Sehir merkezi ve ardindan yola cikiyoruz.






Hiç yorum yok:

Yorum Gönder