22 Ağustos 2013 Perşembe

San Francisco'da 4. gun 21/08/2013

Alcatraz Hapishanesi turuna katilmak uzere erkenden uyanip cikiyoruz. Pier 33'e taksiyle ulasmamiz 15 dakika suruyor. Giris sirasinda bize turun programini veriyorlar. Programda, bileti alirken gormedigimiz yeni bir seyle karsilasiyoruz. Tekne, hapishaneden once daha once adini hic duymadigimiz Angel Adasi'na da ugrayacakmis. Programa gore, ilk olarak Angel Ada'sina varis, burayi uctan uca shuttle ile gezme ve da ekstra 1 saat serbest zaman var. Alcatraz adasina ise 13:00'te ugruyor. Hapishaneyi dolasma suren, donusun sana kalmis. Her 40 dakikada bir San Francisco'ya donus teknesi koymuslar. Her iki adayi dolasip geri donene kadar da nerdeyse gunu bitirmis oluyorsun. Oysa bugune sigdirmak istedigimiz bir cok planimiz vardi :((
Yapabilecegimiz birsey olmadigi icin yine akisina birakiyoruz:))
Onceleri gocmenleri barindirdiklari, 2. dunya savasi sirasinda da siginak olarak kullandiklari Angel adasini shuttle ile dolasirken, cok guzel manzaralarla karsilasiyoruz.

Angel Adasi'ndan Sausolito manzarasi
Siginaklar (Yazlik eve donusturmemis olmalari ilginc di mi? )
San Francisco ve Alcatraz Adasi


Piknik yapmak veya bisikletle dolasmak icin adaya gelmis bir cok kisi goruyoruz. Hava bu kadar soguk olmasaydi, biz de bir saatlik serbest zamani sicak cay icmek yerine bisiklet kiralayip, dolasarak gecirirdik. Ama bugun diger gunlerden de soguk, donuyoruuz.

13:00'te Alcatraz'a geliyoruz. Uzaktan bile kasvetli duran Alcatraz'a
yaklastikca da hislerimiz degismiyor. İnsanin tuylerini diken diken eden bir havasi var.


Ada cok buyuk degil, hapishane disinda baska hic birsey yok. 

İlk olarak savas suclularinin hapsedildigi bu ada, 1934 yilinda Federal Hapishane ilan ediliyor. Hapishane binasinin yapiminda ise mahkumlar calistiriliyor. 
Al Capone, "Makineli Tufek" lakapli George Kelly, "Kus Adam" lakapli Robert Franklin Stroud gibi bir cok unlu sucluyu agirlayan hapishane, bir adada olmasi, cok kati kurallarin uygulanmasi ve de kacisin imkansiz olmasi ozellikleriyle unleniyor.
1963 yilina kadar 34 mahkum tarafindan toplamda 14 kez kacis olayi yasaniyor. 1962 yilinda Prison Break dizisindeki gibi, tunel kazarak (kasikla) kacan iki kardes disinda, tum kacislar basarisizlikla sonuclaniyor. Hatta bu kacis, Clint Eastwood'un "Alcatraz'dan Kacis" filmine de konu olmus. 
Kacmasi imkansiz olarak bilinen hapishane, bu olaydan sonra 1963 yilinda kapatilmis. Mahkumlar baska hapishanelere tahliye edilmis. 

Kulaklik verdiler, hem gezdigimiz yerlerin ozelliklerini dinledik hem de daha once burda kalmis mahkumlarin konusmalari esliginde (Audio Tour)  hapishaneyi dolastik. İcimizi urpertti. Gercekten burda birilerinin hapsoldugunu bilmek ve kulakliklarimizdan da burada hapis yatmis mahkumlarin anlattiklarini dinlemek tuylerimizi diken diken etti. Ozgur'de ben de, hapishaneyi saskinlikla ve uzulerek dolastik.

Koguslar

Her bir kogus o kadar kucuk ki..

Ziyaretci gorusme yeri

Hucre cezasi..

Kapiyi ustumuze kilitlediler ve birkac dakika kilitli kaldik. Zifiri  karanlik. Bir insanin gunlerce yalniz kalmasi akil almaz. Gorevlinin anlattigina gore hucre cezasi sirasinda kendi gomlegiyle intihar edenler olmus. 

Allah dusurmesin! Simarik kocam:))

Hapishaneden gorunen San Francisco manzarasi.

Mahkumlarin konusmalarindan en cok etkilendigim de bu manzarayla ilgili olandi. Avluya ciktiklarinda ya da bir nedenle hapishane mudurunun odasina gittiklerinde sehri gormek cok etkiliyormus. "Keske sehrin tam karsisindaki bir adada olmasaydik, orada hayatin akip gittigini bilmek bizi daha cok acitiyordu. Ozellikle yilbasi gunlerinde San Francisco'dan gelen muzik ve kahkaha seslerini duyardik. Ya da duydugumuzu sanirdik" diye anlatiyorlar.

13:00 gibi donecegimizi, sonra araba kiralamak icin, firma firma dolasip uygun olan birine karar verecegimizi planlarken turun uzamasiyla donusumuz 16:30 oluyor.17:00'de kiralama firmalarinin kapanacagini da bildigimiz icin panik haldeyiz. İlk olarak, daha once yanindan gectigimiz icin yerini bildigimiz Budget'a ugruyoruz. Bugunden baslayarak 11 gunluk arac kiralayacagimizi soyluyoruz. Onceden rezervasyon yaptirmadiysaniz, bugun icin  tum araclarimiz kiralandi cevabiyla karsilasiyoruz. Harita'dan (Iphone'un haritasinda sadece mevki adi degil, firma adi, tesis adi da sorgulayabiliyorsun, cok kullanisli)  Hertz'i buluyoruz. Yakin oldugunu gorunce aramak yerine kosturarak gidiyoruz. Yaklastigimizda hemen yaninda Avis'inde oldugunu gorunce seviniyoruz. Son 15 dakikamiz. Once, Hertz'de durumu anlatiyoruz. Bugun icin ellerinde kalan iki arac var. Biri  7 kisilik bir Van, digeri de Chevrolet Cruz. Bu kez orta sinif bi araba kiralamak istiyorduk zaten ama Chevrolet  gibi sevmedigimiz bi arabayi da almak istemiyoruz. Fiyat alip hemen yandaki Avis'e geciyoruz. Avis'te iki ayni araci sunuyor, ustelik burda Chevrolet'nin fiyati $100 daha pahali. Hizlica karar veriyoruz. Oyleyse gidip Hertz'dekini kiralayalim diye. Hertz'e gidiyoruz kapi kapali. Tam 17:00'de kapatmislar. Avis halen acik. Filipinli bir kadin var ve icerde bi baska aracin teslimat islemiyle ugrasiyor. 2 dakikayla  $100 zarar edisimizi konusuyoruz. Plansizligimizla ilgili kendimizi elestiriyoruz, bu isi de son dakikaya birakmakla hata ettik. 
Ozgur, kadinla pazarlik yapmami en azindan Hertz'le ayni fiyata indirmemi istiyor. Kocam pazarlik konularinda bana cok guvenir:)) Aracini teslim eden musteri cikinca Filipin'li satis danismani kadinla (orta yaslarda) yalniz kaliyoruz. Ben o arabayi hic istemedigimiz halde cok gerektigi icin kiralayacagimizdan, istemedigimiz bu arabaya boyle bir para vermek istemedigimizden girerek bir suru sey anlatiyorum. Kadinin etkilendigini de hissettigim icin duygu somurusune devam ettikce, ediyorum. Kadindan harika bir cevap aliyoruz ve ikimizin de yuzu guluyor. Meger ellerinde bir Suv varmis (Ford Escape) bugun teslim almislar. Yikatmadiklari icin en basta teklif etmemis. Ayni fiyata onu verebilecegini soyluyor:)) Otopark'ta her iki arac da duruyor, gidip gorun kararinizi hizli verin ben de evime gec kaliyorum diyor. Otoparka cikip sadece Ford'a bakiyoruz ve cok begeniyoruz. Ozgur pazarliga devam diyor, indirebilirsen biraz daha indir, olmuyorsa da sozlesmeyi hallet diyip Navigasyon cihazi almak uzere karsidaki elektronik dukkanina gidiyor. (Navigasyon icin gunluk $12 isteniyor, onu verecegimize $100 verip satin almayi onceden planlamistik) 
Ayni sekilde duygu somurusu ve de kendisine bahsis verecegimi ima eden bir kac cumleyle bu fiyat uzerinden %10 daha indirim koparmayi basariyorum ve sozlesmemizi yapiyorum.
İcimize sinen bi arabayla ustelik daha da ucuza, bu konuyu da hallettigimize cok seviniyoruz. 
Bu konuyu da tatli hallettik ya, plansizlikla ilgili cikarmamiz gereken dersler aninda unutuluyor:)))

İste bu da arabamiz.

Arabaya ilk bindigimiz an cok komik. Evimizmis gibi hemen yerlesiyoruz. Meger ne cok alismisiz arabali yasama. Arabasiz gunlerin ardindan bu kadar hizli yerlesmemiz bunu kanitliyor. Gozlukler bi yere, telefonlar bi yere. Tum yuklerimizi birakiyoruz. 
Usb girisi ve Bluetooth var. Boylece telefon sarji sorunumuz da bitiyor. 

Hic beklemeden Golden Gate koprusune dogru yola cikiyoruz. Guya burayi bisikletle gececektik:)) Ama disarda oyle bir soguk var ki, ne bisiklet ne de yuruyerek kopru gecmek mumkun degil. Zaten arabayi israrla bugun kiralamak istememizin sebebi de bugun kopruden gecebilmekti.

New York'ta da en guzel seyleri son geceye birakmistik. son gece Brooklyn koprusune gidip Manhattan manzarasina asik olmustuk. Ayrilmasi daha zor gelmisti. Simdi dr Golden Gate'e, San Francisco'ya hayran oluyoruz.


Kopruyu gectikten sonra ilk sagdan Vista Point'ten cikiyoruz. Kopruye bir de disardan bakacagiz. Vista Point bir cok arabanin kopruyu izleyip fotograf cekmek uzere durdugu giderken sagda kalan bi alan. Biz asil koprunun solundaki manzarali yere cikmak istiyoruz. Donuste de orayi deneyecegiz.

Koprunun sagdan gorunusu ve biz;




Biraz takildiktan sonra,  Sausalito'ya devam ediyoruz. Burda meshur bir hamburgerci varmis, ona gidecegiz.
Sausalito liman ve marinasiyla unlu kucuk bir sahil kasabasi. Tam sayfiye yeri. İsmi bile cok guzel, telaffuz etmek cok hosuma gidiyor. "Sausalito"
Deniz, kum, gunes, tatil demek gibi... 
Sicak bir havada burda olmayi ve uzun kalmayi cok isterdim.


Sahilinde dolasmak bile cok keyifli..

Hamburgerciyi buluyoruz, ama kapali:(( Sadece gunduz acikmis. İkinci resimde gorunen iskeledeki restorana gidiyoruz. Trident Restaurant. Yediklerimizi pek sevmedik:((

Sonra donuyoruz. Donuste de kopruyu soldaki manzaradan izlemek uzere Aleksandre Road'a giriyoruz. Arabadan indigimizde donuyoruz ama en tepeye ulasip manzarayi gordugumuzde usudugumuzu bile unutuyoruz. Kopru de, sehir de cok etkileyici. İstanbul'a benzetiyoruz. San Francisco'yu cok sevdigimizi konusuyoruz.



 
ve donus...

Arabayla gidilebilecek, daha once gitmedigimiz bi yer daha var. Bugun manzaraya doyacagiz. San Francisco'ya gecince, yeni navigasyonumuz yardimiyla Twin Peaks'e gidiyoruz. Tum San Francisco ve tum korfezi gorebilecegin ikiz tepeler. Cik cik bitmiyor. Zirveye ulastigimizda park halindeki sayisiz araba ve manzarada takilan insanlari goruyoruz. Goruntu buyuleyici. Gercekten cok guzel bir sehir. 


Fotograflarla bu guzelligi aktarmam yetersiz kalir. Bir gun gelip bu zirveden burayi mutlaka izleyin. San Francisco'da daha uzun kalmak isteyeceksiniz...











Hiç yorum yok:

Yorum Gönder