16 Ağustos 2013 Cuma

New York İzlenimler

Kaldigimiz 6 gun icinde gozlemledigimiz bir cok sey oldu. Henuz yeni bir blogger oldugum icin bu gozlemlerin tamamini yazilarimin icine giydiremedim:(( Bu nedenle ayri bir bolum yapip anlatma karari aldim. Tekrar soyluyorum; sadece gozlem, kesin bilgi degil. 

•Sehrin kalbi Manhattan. Brooklyn, Queens ve diger 3 yerlesim yerinden butunuyle farkli. Manhattan icin "City" demelerinin de sebebi bu olabilir.
•City'yi yukardan asagiya kesen Avenueler var. Avenueleri de kesen streetler.Hersey o kadar duzenli ki, otelden disari ciktiginiz ilk gun, 10. dakikada kesfediyorsunuz.  Bu da sehre hizli adaptasyon sagliyor. Gunlerdir ordaymis gibi hissediyorsunuz.
Cetvelle cizilmis gibi:)

•5. Avenue orta nokta. 5'ten kucuk avenueler dogu, 5 ve 5'ten sonrasi da bati olarak geciyor. 34 West'i aradiginda biliyorsun ki 5-6-7-8-9-10-11-12. Avenuelerden birindedir.
Numaralar da 5 merkez olarak. 0-100 5 ve 6. Avenue arasinda 100-200 6. ve 7. Avenue arasinda, 200-300  7.ve 8. Avenue arasinda diye gidiyor.
Elinde sadece kapi numaran ve bati dogu bilgisi varsa, hangi Avenuelar arasinda oldugunu bulabiliyorsun. 
Bir ornek yapalim. 25. Street'te 317 West'i ariyorsan. 8-9th Avenue arasindaki 25 numarali streeti bulmalisin.
Cok uzun oldu di mi? Daha baska detaylar da var ama hepsini anlatmiyorum:)) Bu kismi, kendime hatirlatma diye yazdim. Kimbilir belki yine lazim olur:))
•En gec gece 2,5'a kadar disarda kaldik. Brooklyn koprusunde bile iki kiz yalniz yuruyebiliyordu. Cok kalabalik olmasa da tek tuk bisikletle gecenler, kaykayla
gecenler de oluyordu. O saatlerde Times Square nasildir bilemiyorum.
•Her ne kadar biz hamburger agirlikli beslenmis olsak da tum dunya mutfaklarini bulabililirsiniz. Yemek konusunda cok marazli oldugumuz icin, (Ozellikle benim yemek konusunda ne kadar arizali oldugum herkesce bilinir) bu alanda iyi rehberlik ariyorsaniz, yanlis blogdasiniz.
•Cok keyifli bir sehir, 1 ay kalsaniz dahi yapacak cok sey bulabilirsiniz. Yapamadigimiz bir suru sey kaldi..
•Metro cok yaygin. Metro haritaniz veya NYC Metro aplikasyonunuz varsa bunu da kolayca kesfedebiliyorsunuz. Tek dikkat etmeniz gereken binmeniz gereken trenin hangi duraklarda durduguna bakmak olmali. Aktarma merkezleri veya ana istasyonlardan da bol bol var. Yanlis binmisseniz buralarda durumu kurtarabilirsiniz. Biz metrocard alip yukleme yaptik. Hata etmisiz 3 gun bile kaliyor olsaniz haftalik sinirsiz kullanilan karttan alin. Biz de astari yuzunu gecmisti:))
•Acik hava dahi hic bir mekanda sigara icilmiyor. Sigarayi birakmamis olsaydik, cok magdur olurduk. 
•Rooftop mekanlar cok populer. Populer yapmakta da haklilar. Biz nasil bogazi seyretmeye doyamiyorsak. Onlar icin de gece isil isil binalari izlemek vazgecilmez. 
•Foursqare aktif kullaniliyor olmali ki, her mekana dogrudan rezervasyon yaptirabilecegin bir adim var. Keens Steakhouse rezervasyonumuzu biz de boyle yaptirmistik. Turkiye'de Foursquare'de henuz boyle bi adim yok.
•Su icmeye ozendiren bir halleri var. Fast food, kahvalti, normal restoran hangi mekana gitseniz once bardak getirip soguk su servisi yapiyorlar. Ardindan icecek ve yemek siparisinizi aliyorlar. Kapali mekanlarda, muzelerde, parklarda bi cok yerde asagidaki pinarlari adim basi goruyorsunuz. Sigara yok, su cok. Saglikli yasama yonlendiriyorlar.



•Zenciler bence sehri renklendiriyor. Onlar olmasa Avrupa'dan farki olmazmis. Ozellikle metrolarda cok renkli tiplerle karsilasiyorsunuz. 
•Sehirde zenci veya beyaz kendi kendine konusan insanlar gercekten var, hem de cook.
•Evsizlerden de fazlasiyla var. Metroda vagon vagon dolasip para isteyenleriyle de karsilastik. Dogrudan metro da yasayanlarla da. 


•Sehrin yarisi turist. Bizim gibi elinde haritayla dolasan insan sayisi cok fazla. Bu arada USA'de en cok yerli turist alan bolge de New York'mus. Diger eyaletlerden de cok fazla ziyaretci aliyor.
•Sokaklar dunya haritasi gibi. Her tende ve renkte insan gormek mumkun. Ama uzak dogulular agirlikta gorunuyor.
•Her an her yerde para kazanmak icin gosteri yapanlarla karsilasabiloyorsunuz.







•Sadece 3 kez Turk gorduk. Biri Empire States'te fotograf satan kiz(sanirim ogrenci) digeri B&H magazasindaki kasa gorevlisi. Etrafta Turkce bilen olmayinca, herseyi ulu orta konusabiliyorsun. Biz de Metrodaki herkesle ilgili rahatlikla yorum yapabiliyorduk. Bi keresinde ayakkabisinin rengine laf ettigimiz kisi de, aktarma duraginda bizimle indi, biz haritada hangi trene binecegimizi konusurken yanimiza geldi ve yardimci olabilir miyim diye sordu. İste bu da karsilastigimiz 3. Turktu:)) 
•Halka acik alanda alkollu urunler tuketmek ve gorunur sekilde tasimak yasak:))
•Manhattan sokaklarinda yururken azicik carpsalar bile "Sorry" diyorlar. Gun icinde en az on kez " Sorry" duyuyorsunuz. Daha ilginc olani soyleyeyim mi, bu durum sizde de aliskanlik yapiyor. Gun icinde en az on kez "Sorry" derken buluyorsunuz kendinizi:))
•Servis aldiginiz her noktada tip vermek zorundasiniz. Buna taksi de dahil. Bir kac yerde otomatik tip bedeli aldilar. Onun disindaki tum yerlerde ne kadar tip vermek istedigimizi biz belirledik. 
•Her yer gokdelen, gunesi hic gormuyorsun. En sicak, bunaltici gunlerde bile, gunes gozluklerimizi hic yanimiza alma ihtiyaci hissetmedik.


•Avenueler ve street duzeninden bahsetmistim. Hepsinin her kesistigi noktada trafik isigi oldugunu tahmin etmissinizdir. Yaya olarak bu isiklar o kadar cok hizinizi kesiyor ki, cok sinir bozuyor. Arac kullansan demek ki, dur-kalk delirirsin. Keza taksiye bindigimizde bunalmistim:)) 
• Yayalarin trafik isigi sadece iki renk. Kirmizi dur, beyaz gec demek.
•Tiyatro, muze, restoran girisi biletin de olsa, rezervasyonun da olsa yine de sira beklemeye maruz kaliyorsun. 
•Turkiye'de hic gormedigimiz arabalar var. Ornegin Acura diye bir ust sinif marka var. Ozgur, logosunu ve tarzini Honda'ya benzetiyor. Gunlerce her gordugumuzde kesin Honda uretiyor diye diretiyor. İnternetimiz de olduguna gore artik ne oldugunu ogrenebiliriz di mi? Ama ne yazik ki aklina her geldiginde yeterli sarj olmadigi icin ogrenemiyor. En sonunda dogru zamanda bakiyor ve boylece Acura'nin Honda tarafindan, sadece bazi ulkelere ozel urettigi bir ust sinif marka oldugunu ogreniyoruz. Akilli Kocam Benim!

Genel olarak, tum renkleriyle cok guzel bir sehir. İstanbul'u yasamak kadar keyifli. Herkes yabanci olunca, yabanci olman absorve oluyor. Boylece hizlica parcasi oluyorsun ve sehri, sehirliler gibi yasiyorsun. Dunyanin baskenti...



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder